ÇİN MALI ALMA

DOĞU TÜRKİSTAN ÖZGÜR KALANA DEK ÇİN MALI ALMA

SAĞLIK HAKLARI İHLALİ

e-Posta Yazdır PDF

Genel olarak Doğu Türkistan hastanelerinde ciddi altyapı problemleri vardır. Bölgede herhangi bir hastalığın tedavisi için büyük şehirlere gitmek gerekmektedir. Buna imkânı olmayan çok sayıda hasta ise ölüme terk edilmiş durumdadır. Sağlık hizmetlerinin ücretli olması nedeniyle ekonomik durumu iyi olmayan hastalar büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Doğu Türkistan’da çalışan doktorların çoğunun Çinli olması da başka bir problemdir. Çince konuşmayı bilmeyen hastalarla Çinli doktorlar arasında ciddi iletişim problemleri yaşanmaktadır.

Doğu Türkistan’daki çocuk ölüm oranı 1000’de 200’dür. Tıbbi müdahale eksikliği nedeniyle hastalıkların neredeyse %70’i ölümle sonuçlanmaktadır. Çin Sağlık Bakanlığı İstatistik Bürosu’nun 2003 Mart ayında yayımladığı yıllık rapora göre, Doğu Türkistan’da yaşanan ölüm oranı, Çin eyaletleri içindeki en yüksek orandır.

Doğu Türkistan’da yaşanmakta olan söz konusu sıkıntılar dışında aşağıda bahsedeceğimiz hususlar da dikkate değer mahiyettedir.

a) Çin’in yeni silahı: AIDS

Çağın vebası olarak tanımlanan AIDS hastalığının son zamanlarda Doğu Türkistan’da hızla yayılmaya başlamasının altında Çin oyununun olduğu tahmin edilmektedir. Çoğunluğu Müslüman olan ve gayrimeşru ilişki konusunda oldukça duyarlı olan Uygur Türkleri arasında bu hastalığın yayılmasının en önemli sebebi Çinlilerin kan ihtiyacı olan hastalara AIDS’li kan vermeleridir. Hasta sayısının her geçen gün arttığı bölgede bu konuda herhangi bir önlem de alınmamaktadır. Hastalığa yakalananların tedavileri ise ihmal edilmektedir. Çin hükümeti Türk neslini yok etme konusunda kararlı olduğu için AIDS’in Türkler arasında yayılmasına sessiz kalmakta, öte yandan hastalığa karşı Çinlileri bilinçlendirmek için çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Bölgeden gelen haberlere göre Doğu Türkistan’da AIDS hastalarının en yoğun olduğu yerler olan Urumçi ve Gulca başta olmak üzere hiçbir şehirde AIDS tedavi merkezi bulunmamaktadır.

Medyada yer alan haberlere bakılırsa Çin hükümetinin Doğu Türkistan’da AIDS hastalığının yayılmasını engellemeye yönelik çabaları çok fazladır. Ancak Çin hükümetinin propaganda amacıyla yayınladığı bu haberler bölge gerçeğini yansıtmamaktadır.

Medyada yer alan haberlere göre; Doğu Türkistan’ın AIDS hastalığının hızla yayılmakta olan bölgelerden biri hâline gelmesi ile Çin ve uluslararası AIDS Araştırma ve Yardım organizasyonları, Doğu Türkistan’a, AIDS hastalığının engellenmesi için bütçe ayırmıştır. Ancak AIDS’e harcanacak olan paralar, AIDS’ten korunmak için değil medyada propaganda amacıyla kullanılmıştır.

2008 yılı verilerine göre Doğu Türkistan’da toplam 90.000 AIDS hastası olduğu tespit edilmiştir. Gulca’da kontrolden geçen şüpheli 12.000 kişiden, 3.000’inde AIDS virüsüne rastlanmıştır.

b) Doğu Türkistan’da eroin tehlikesi

Çin yönetimi Doğu Türkistanlı gençlerin eroine olan ilgilerini arttırma yoluna gitmiştir. 1990’lı yıllardan itibaren Çin’de eroin kaçakçılığı artmış ve Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi eroin mafyasının en önemli pazarı hâline gelmiştir. Mafyanın seçtiği kurbanlar ise yolsuzlukla zenginleşmekte olan yerli yöneticiler ve zengin esnaf çocukları olmaktadır. Dinî ve ahlaki yönden yeterli aile terbiyesi almamış olan ailelerin çocuklarının çoğu eroine alıştırılmıştır. Çocuklar alışana kadar bedava verilen ve daha sonra yüksek meblağlara satılmaya başlanan eroin, aileleri servetlerinden etmekte, anne babalar ise bu durum karşısında çaresiz kalmaktadır.

Eroin hastalarından bir haftalık tedavi ücreti olarak 8 bin yuan Çin parası alınmaktadır. Bu meblağ ise bir memurun 8 aylık maaşı karşılığıdır. Hükümet bu durum karşısında hiçbir tedbir almamakta, aksine bu durumu alttan alta teşvik etmektedir. Eroin satan veya içen bir Doğu Türkistanlı olduğunda polis, suçluyu rüşvetle serbest bırakmaktadır. Küçük bir siyasi suç bahanesiyle çok ağır cezalara çarptırılan Doğu Türkistanlılar, eroin içmeleri durumunda suçlu görülmemekte, tutukluluk süreleri de üç günden fazla sürmemektedir. Hatta, Çinlilerin gizli resmî gazetelerinde belirtildiğine göre, “Eroin meselesinde azınlıkların peşine pek takılmayın” denildiği ifade edilmektedir. Oysa ülkede daha 1990 yılına kadar 200 gram eroin bulunduranlar idam edilmekteydi.

Yukarıda belirtildiği gibi Çin hükümeti eroine alışmış olanların tedavisine önem vermediği gibi, eroin üretimi ve onun yayılmasına karşı da ciddi bir önlem almamakta, hatta bu durumu teşvik etmektedir.

c) Kürtaj ve kısırlaştırmadan kaynaklanan sağlık problemleri

Kürtaj ve kısırlaştırma uygulamaları, kadın sağlığının bozulmasına davetiye çıkaran uygulamalardır. Birçok tanığın ifadelerinde belirtilen sağlık problemlerinin kürtaj ve kısırlaştırmaya bağlı olarak meydana geldiği görülmektedir.

Kürtaj ve kısırlaştırma operasyonları, sağlıksız yöntemler ve koşullarda yapılmaktadır. Ameliyat sonrası kadınlara herhangi bir tedavi veya bakım yapılmaması nedeniyle kadınlarda ölümcül veya kalıcı hastalıklar meydana gelmektedir.

Bölge hastanelerinde tedavi gören veya çeşitli şikâyetlerle başvuru yapan kadınların üzerinde yapılan basit bir araştırmada hastaların %90’ının kürtaj ve kısırlaştırma operasyonuna maruz kaldıkları tespit edilmiştir.

Hastalardan alınan bilgiye göre kürtaj ve kısırlaştırma operasyonuna maruz kalanlara rahmin tamamen alınması ve çocuk sahibi olmayı tamamen engelleyen yollar dışında geri dönüşü olan kısırlaştırma (spiral) yöntemi seçenekleri sunulmakta, kadınların pek çoğu sonuncu seçeneği tercih etmektedir. Belki bir çocuk sahibi daha oluruz ümidiyle bu yöntemi tercih eden kadınlar, sağlıksız koşullar ve yöntemlerle yapılan uygulamalar nedeniyle birkaç yıl içinde hastalanmakta ve ümitleri bir yana sağlıklarını da kaybetmektedirler.


Rent a Car Ankara | Libay Oto Kiralama | Fetih Filmi İzle

 

Add comment


Security code
Refresh