ÇİN MALI ALMA

DOĞU TÜRKİSTAN ÖZGÜR KALANA DEK ÇİN MALI ALMA

NÜFUS KONTROLÜ

e-Posta Yazdır PDF

Çin hükümeti Uygurları hedef alan aile planlama siyasetini 1988 yılından bu yana sürdürmektedir.

Çin kaynaklarının verdiği resmî rakamlara göre Doğu Türkistan coğrafyasının büyüklüğü 1.600.000 km2, nüfusu 20.500.000’dir. Bu nüfus içinde Uygurlar 9.413.796, Çinlilerse 8.121.588 olarak verilmektedir. Geriye kalanlar da diğer azınlıklardır (2006). Bunlar Çin’in açıkladığı resmî rakamlar olup gayriresmî kaynaklara göre Doğu Türkistan’ın yüz ölçümü 1.823.418 km², gerçek Uygur nüfusu ise 40 milyonun üzerindedir.

1991 yılında Hoten vilayetine bağlı Karakaş ilçesinde zorunlu kürtaja tabi tutulan kadınların sayısı 18 bin 765’tir ki, bu sayı ilçedeki anne adaylarının %49’una tekabül etmektedir. 12 Eylül 1992 tarihli Sincan gazetesinin haberine göre, Doğumu Yasaklama Kanunu’nu tam olarak uygulamak için hükümet tarafından ilçeye 432 kişilik Çinli memur kadrosu tayin edilmiştir.

Yapılan kürtaj ve zorla kısırlaştırma uygulamaları yüzünden her yıl on binlerce kadın ve çocuk ölmekte; hamile kadınların eşleri devlet memuru iseler işten atılmakta ve bütün sosyal haklardan mahrum edilmektedirler. Örneğin, 180 bin nüfusa sahip Çapçal ilçesinde sadece 100 kadına doğum izni verilmiş, devlet dairelerinde çalışmakta olan 40 kişi, eşleri hamile kaldığı için işten atılmıştır. 200 bin nüfusa sahip başka bir ilçede ise, hamile kalan 35 bin kadının 686’sı zorla kürtaja tabi tutulmuştur. Direnen 993 kadın zor kullanılarak ameliyat masasına yatırılmış ve çocukları öldürülmüştür. 10 bin 705 kadın zorla kısırlaştırılmıştır.

Doğu Türkistan’da zorunlu kürtaj politikası o kadar dramatik bir noktaya varmıştır ki, ‘yasa dışı’ doğduğu için kaldırım kenarlarında ölüme terk edilmiş yeni doğmuş bebekler görmek mümkün hâle gelmiştir.

Söz konusu uygulamaya örnek teşkil etmesi bakımından Turfan şehrinde yaşayan Hayrunnisahan adında 32 yaşında bir Uygur kadın yaşadıklarını aktarmakta fayda vardır. Hayrunnisahan, Kasım 1999 yılında Ahmet Can adında 36 yaşındaki bir kişi ile evlenir. Kadının ve eşinin daha önceki evliliklerinden birer çocukları vardır, ancak her ikisinin de çocukları yanlarında değildir. Hayrunnisahan ve eşi, yeni evlendikleri ve yanlarında bakacak çocukları olmadığı için hükümetin kendilerine çocuk yapma izni vereceğini düşünerek bir çocuk dünyaya getirmeye karar verirler. Ancak Hayrunnisahan’ın hamileliğinden bir ay sonra incelemeye gelen doğum kontrol memuru ona “Plan dışı hamile kalmışsın, çocuğu derhal aldır.” der.

Çaresiz karı koca ilgili yerlere giderek durumlarını anlatırlar ama hiçbir sonuç alamazlar. Doğum kontrol memurları her gün gelerek aileyi çocuğu aldırmaya zorlar. Ahmet Can’ın çalıştığı devlet dairesindeki yöneticiler de “Çocuğu aldırmazsan seni işten çıkaracağız.” diyerek onu tehdit ederler. Ahmet Can çaresizlikten çocuğu aldırmaya karar verir. Fakat çocuğunu aldırmaya razı olmayan Hayrunnisahan bu baskıdan kurtulmak ve eşinin işten atılmasına fırsat vermemek için resmî olarak boşanmaya karar verir. Boşandıktan sonra başka bir yere giderek gizlice doğum yapacak ve olay yatıştıktan sonra da eşiyle yeniden resmî olarak evleneceklerdir.  Bu şekilde hem çocuğunu doğurmayı hem de eşinin işine devam etmesini sağlamayı planlamıştır. Hayrunnisahan, tüm zorluklara sabrederek çocuğunu sağ salim dünyaya getirmek için her şeyi göze alır. Boşanma gerçekleşir ve Hayrunnisahan gizlice doğum yapmak için Piçan ilçesindeki bir akrabasının evine gider. Bir ay sonra Turfan’daki doğum kontrol memuru, Hayrunnisahan’ı Piçan ilçesinde gizlendiği yerde bulur ve onu derhal Turfan’a dönerek çocuğu aldırmaya zorlar. Hayrunnisahan oradan da kaçar ve Toksun ilçesindeki bir akrabasının evine sığınır.

Aradan bir buçuk ay geçtikten sonra durum yine fark edilir ve çaresiz kadın, Turfan’dan 300 km uzakta bulunan Karaşehir’e bağlı dağlık bir kasabada çobanlık yapan başka bir akrabasının evine giderek saklanır. Hayrunnisahan’ın doğum zamanının yaklaştığı bir günde, söz konusu Turfanlı doğum kontrol memuru onu yine bulur. Bu sefer memur ile beraber gelen iki polis, Hayrunnisahan’ın tüm yalvarmalarına, feryatlarına aldırmadan onu bir suçlu gibi zorla Turfan’a götürerek hastanenin ameliyat bölümüne teslim ederler. Burada doktorlar onu yatağa bağlarlar ve bebeğini düşürmesi için art arda iğne yaparlar. Bebeğin doğmasına sadece 5-6 gün kaldığı için iğneler etkili olmaz ve bebek sağ olarak dünyaya gelir. Doktorlar erkek olarak dünyaya gelen bebeğe bir iğne daha yaparak onu annesinin gözleri önünde öldürürler.

Çocuğunu dünyaya getirmek için büyük bir mücadele veren ancak arzusuna ulaşamayan biçare anne bu dehşet verici olaya dayanamayıp akli dengesini yitirir.

Çin’in aşağı yukarı 20 yıldan bu yana uygulamakta olduğu bebek katliamında ölenlerin sayısını tahmin etmek zor değildir. Örneğin sadece Gulca ilçesindeki küçük bir hastanede çalışan bir hemşirenin verdiği bilgilere göre 2008 yılında kürtaj sonucu öldürülen çocuk sayısı 200’den fazladır.


Rent a Car Ankara | Libay Oto Kiralama | Fetih Filmi İzle

 

Add comment


Security code
Refresh

boykot

insan hakları

sizden gelenler

madein

Error: unable to get links from server. Please make sure that your site supports either file_get_contents() or the cURL library.