Çin’in Doğu Türkistan’ı istilasından günümüze, bölgedeki yazılı ve görsel yayın, tamamıyla devlet tarafından yapılmaktadır. Televizyon, radyo, kitap, dergi, gazete vb. bütün basın-yayın kurumları devlete aittir. Yayınların içeriği Komünist düzeni destekleyici mahiyette olmaktadır.
28 Mart 2002 tarihinde Urumçi’de devletin izni olmadan basılan çok sayıda gazete, dergi ve kitap Urumçi Şehri Dongşan ilçe belediyesinin çöp arıtma tesisinde ateşe verilmiştir.
Kaşgar gazetesinin 21 Ağustos 2002 tarihindeki Çince baskısında yayınlanan bir habere göre, Uygur dilinde basılmış toplam 42.320 adet kitap, dergi, gazete ve her türlü kaset imha edilmiştir.
Böylece Çin hükümeti yayıncılık sektörünü kullanarak sahte ve yalan haber yayınlamanın yanı sıra, halkın bağımsızlık ve özgürlük için verdiği tüm mücadele ve etkinlikleri de ‘terörist faaliyet’ olarak duyurmaktadır.
Kurdukları tarih yazma komisyonu tarafından Doğu Türkistan’ın tarihi yeniden yazılmaktadır. Bu çalışmayı daha önce yazılanların gerçek tarihi yansıtmadığı gerekçesiyle yaptıklarını iddia etmektedirler.
Çin tecavüzün ve baskısının olmadığını halka kabul ettirmeye çalışmaktadır. İnsanların sosyal hayatı ve yaşam biçimleri aşağılanarak Müslümanlar Çinlilere kul olmaya zorlanmakta; millî bağımsızlık ‘terörizm’, dinî ibadetler ise ‘hurafe’ şeklinde tanımlanarak insanların yüce İslam dininden uzaklaştırılması amaçlanmaktadır.
Çin hükümeti uzun zamandan beri tecavüzcü siyasetenin deşifre edilmemesi ve halkın dünyada yaşanan olaylardan haberdar olmaması için yurt içi ve yurt dışı haber alma imkânlarını kısıtlamaktadır. Ülkede yabancı radyo yayınlarına karşı uygulanan anti-frekans çalışmaları uzun zamandır devam etmektedir.
Yurt dışından yayın yapan internet sitelerinden birçoğu yasaklanmıştır. Bu uygulamanın sebebini Doğu Türkistan Radyo-Televizyon Gazetesi’nin bir haberinde yer alan Devlet Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürü Zhang Haitao’nun 4-8 Ağustos 2008 tarihinde yaptığı açıklamada bulmak mümkündür. Genel müdür şöyle demektedir: “21. yüzyılda sınır dışındaki düşman güçler internet, radyo ve televizyon yayıncılığından faydalanarak Doğu Türkistan’da yaşayan halkın standart ve sakin yaşamlarına karışmaktadır”. Bu bahaneyle Çin Komünist Merkezî Komitesi Doğu Türkistan’a yönelik radyo yayınları ve yabancı radyolara karşı anti-frekans çalışmaları için toplam 300 milyon yuan harcama yapmıştır.
Yurt dışında basılan kitap, dergi ve görsel yayının ülkeye girişi yasaktır. Taşıyıcılar ve bu yayınları evlerinde bulunduranlar yayının ciddiyetine göre para ve hapis cezası gibi uygulamalara tabi tutulmaktadır.
Konu ile ilgili bir diğer problem ise Uygur Özerk Bölgesi yasalarına aykırı olarak bütün resmî yazışmaların Çince yapılmasıdır. Yasalara göre bu yazışmalarda Uygurca kullanılması gerekirken uygulamada sadece Çince kullanılmakta ve yasalar bizzat Çinliler tarafından çiğnenmektedir. Resmî kurumların internet siteleri de Çincedir. Dolayısıyla bunlar Doğu Türkistan halkı için bir yarar sağlamamaktadır.






